DOLAR 8,8689
EURO 10,4740
ALTIN 499,21
BIST 1.385
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Az Bulutlu
İstanbul
26°C
Az Bulutlu
Pts 25°C
Sal 23°C
Çar 21°C
Per 21°C

Fikrinizi Yurt Dışında Patentlemek mi İstiyorsunuz?

16.12.2019
A+
A-

Ülkemizdeki teknoloji alanındaki gelişmelere paralel olarak patent kavramı da her geçen gün önemini arttırıyor. Kurulan Ar-Ge merkezleri, açılan Teknoloji Geliştirme Bölgeleri, Ar-Ge çalışmaları yapanlara sağlanan çok ciddi destek ve teşvikler ülkemizin katma değerli ürün ve hizmetler üreten bir ekosisteme sahip olması noktasında önemli unsurlar olarak karşımıza çıkıyor. Bununla ilintili olarak teknoloji alanında bir yenilik yaptıysanız, bu durumda ortaya çıkardığınız değeri bir patent ya da faydalı model başvurusuyla koruma altına almanız da gerekiyor.

Sunu1Bu noktada patenti sadece ülkemizde alıyor olmanız önemli bir hareket olsa da özellikle pazarınız yurtdışıysa yeterli olamayabiliyor. Zira sadece Türkiye’de yapılan bir patent başvurusu yurtdışında size bir koruma sağlamayacaktır. Diğer bir deyişle, Türkiye’de buluşunuza ilişkin bir patent başvurusu yapmanız başkalarının aynı buluşa Türkiye’de ya da Dünya’nın herhangi bir yerinde tekrar patent almasını önleyecek, ancak buluşunuzun yurtdışında başkaları tarafından taklit edilip oradaki pazarlara sunulmasını engelleyemeyecektir.

Dolayısıyla yurtdışında da bir koruma elde edebilmek için belli süreler için bazı ek aksiyonlar almanız gerekmektedir. Tam bu noktada “rüçhan (öncelik) hakkı” kavramından bahsetmek yerinde olacaktır. Bir buluş sahibi buluşunu yurtdışında korumak istiyorsa, kendi ülkesinde patent başvurusu yaptıktan sonra en geç 12 ay içerisinde yurtdışında da koruma talep etmek zorundadır. Rüçhan süresi içerisinde yurtdışında bir patent başvurusu yapıldığında başvuru tarihi Türkiye’de ilk başvurunun yapıldığı tarih olarak kabul edilmektedir. Bu konunun dikkat edilmesi gereken tarafı, Türkiye’deki patent başvuru tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde yurtdışında bir patent başvurusu yapmazsanız buluşunuzu koruma şansınızı geri dönülmez şekilde kaybettiğiniz gerçeğidir. Dolayısıyla bu süre çok sıkı takip edilmelidir. Eğer bir patent ofisiyle çalışıyorsanız ve bu ofis belli bir yetkinliğe sahipse size bu süreçte birçok kez hatırlatma yapacaktır.

Peki yurtdışı patent başvurusu için nasıl bir yol izlenmeli?

USPTO-logo-RGB-stacked-large-type-500pxÖncelikle eğer ilgilendiğiniz pazar sadece bir ya da iki ülke ise ve bu asla değişmeyecekse bizlerin klasik patent başvurusu dediğimiz yöntemle bu ülkelere başvuru yapılabilmektedir. Bu noktada patent vekiliniz koruma istediğiniz ülkedeki ilişki içerisinde olduğu patent vekilleriyle irtibata geçmekte ve başvuruların yapılması sürecini koordine etmektedir. Ancak pazarınız daha genişse ya da genişleme ihtimali varsa bu durumda uluslararası ve/veya bölgesel kapsamları olan toplu başvuru sistemlerini kullanmanız gerekmektedir. Hemen şunu da belirtmekte fayda var; tek bir başvuruyla tüm dünyada geçerli bir patent elde etmeyi sağlayan bir sistem mevcut değil. Ancak sözünü ettiğim toplu başvuru sistemleri süreci kolaylaştırma, maliyetleri çok ciddi oranda düşürme ve uzun bir zamana yayma noktasında ciddi fayda sağlamakta.

En sık tercih ettiğimiz toplu başvuru sistemi 150’den fazla ülkeyi kapsayan Patent İşbirliği Anlaşması’dır (PCT). Bir PCT başvurusu yaptığınızda bir anlamda bu 150’den fazla ülkede bir rezervasyon yapmış oluyorsunuz. PCT başvurusunun uluslararası safha adı verilen sürecinde patent başvurunuz PCT süreçlerini yürütmeye yetkili ortak bir resmi kurum tarafından (Türk Patent ve Marka Kurumu, Avrupa Patent Ofisi gibi) şekli şartlar ve patentlenebilirlik kriterleri açısından detaylı bir analize tabi tutulmakta ve sürecin sonunda sizlere bir Patent Araştırma Raporu iletilmektedir. Bu rapor aslında size buluşunuzu dünyada koruyabilme noktasında elinizin ne kadar güçlü olup olmadığı noktasında fikir vermektedir. Rapor olumluysa ya da rapordaki itirazlar aşılabilir nitelikteyse ulusal safha aşamasına geçilmektedir.

Ulusal safha aşamasında 150’yi geçen ülkeden istediğiniz ülke ya da bölgelere girişler yapılmaktadır. Ulusal safha sürecinin Türkiye’deki ilk başvuru tarihinden (rüçhan tarihi) itibaren en geç 30 ay içinde başlaması gerekmektedir. Böylelikle hem tek bir omurgada, olabilecek en düşük maliyetlerle patent süreci önemli oranda ilerlemiş olmakta hem de başvuru sahibi ülkelere giriş maliyetlerini 30 aya kadar öteleme imkânına kavuşmaktadır. Zaten dosya belli bir aşamada olduğundan ülkelere giriş maliyetleri önemli oranda düşük olmaktadır. Diğer taraftan şunu da belirtmekte fayda görüyorum; PCT, belge veren bir sistem değildir. Dolayısıyla PCT sürecinde hazırlanan tavsiye niteliğindeki Patent Araştırma Raporunuz olumlu olsa dahi bazı ülkeler başvurunuzu kendi ulusal mevzuatlarına göre tekrar incelemeye tabi tutabilmektedir.

epo-european-patentYine sözünü ettiğim üzere bir de bölgesel toplu başvuru sistemleri bulunmaktadır. Bunlar arasında en popüler olanı Avrupa Patent Sözleşmesi (EPC) kapsamında yapılan Avrupa Patent başvurularıdır. Bir Avrupa Patent başvurusu sadece Avrupa Birliği ülkelerini değil Türkiye de dâhil olmak üzere şu an için 38 EPC üye ülkesini kapsamaktadır. Dünyanın en yetkin kurumlarından biri olan Avrupa Patent Ofisi’nce (EPO) yürütülen Avrupa Patent sürecinin PCT sürecinden en belirgin farkı, Avrupa Patenti’nin direk patent belgesi veren bir sistem olmasıdır. Dolayısıyla EPO tarafından verilen bir Avrupa Patenti’ni EPC’ye üye bir ülkenin tekrardan incelemeye tabi tutması söz konusu değildir. Ancak; Avrupa Patent sahiplerinin Avrupa Patent belge kararı yayınlandıktan sonra en geç 3 ay içerisinde koruma istedikleri ülkelere validasyon adı verilen bir işlemi gerçekleştirmeleri gerekmektedir. Validasyon sürecinde genellikle patent tarifnamesi ya da en azından istemleri koruma talep edilen EPC üye ülkelerinin diline çevrilmekte ve o ülkelerin resmi patent kurumlarında tek tek validasyon işlemi gerçekleştirilmektedir. Validasyon yapılmayan ülkelerde ise hiçbir koruma elde edilememektedir. Güncel bir bilgi olarak, Avrupa’da bu validasyon sürecini tamamen ortadan kaldırmaya yönelik olan ve Topluluk Patenti (Unitary Patent) olarak adlandırılan yeni bir sistem de getirilmek üzeredir. Bu sistemin hayata geçmesi özellikle Türkiye açısından çok avantajlı olacaktır.

Avrasya Patenti ise bir diğer bölgesel sistemdir. Avrasya Patenti; Ermenistan, Azerbaycan, Belarus, Kırgızistan, Kazakistan, Moldova, Rusya, Tacikistan ve Türkmenistan’ı kapsamakta ve tek bir başvuruyla EPC’deki gibi bir validasyon gereksinimi de olmadan tüm bu ülkelerde patent koruması elde etmek mümkün olmaktadır. Yenileme işlemi yapılan EAPO üyesi ülke/ülkelerde patent koruması devam etmektedir.

Afrika’da da tek bir başvuruyla birçok Afrika ülkesinde patent hakkı sağlamaya yönelik her biri Afrika’nın farklı bölgelerini kapsayan uluslararası iki resmi otorite bulunmaktadır. Bunlardan birincisi Benin, Burkina Faso, Cote D’ivoire, Ekvatoral Gine, Gabon, Guinea Bissau, Kamerun, Kongo, Merkez Afrika Cumhuriyeti, Çad, Gine, Moritanya, Mali, Nijerya, Senegal gibi ülkelerin üye olduğu OAPI (Afrika Sinai Mülkiyet Organizasyonu), diğeri ise Botswana, Gana, Lesotho, Malawi, Nambiya, Sierra Leone, Ruanda, Liberya, São Tomé and Príncipe, Swaziland, Mozambik, Somali, Sudan, Uganda, Tanzanya, Zambiya, Kenya, Zimbabwe gibi ülkelerin üye olduğu ARIPO’dur (Afrika Bölgesel Sinai Mülkiyet Organizasyonu).

Son olarak Körfez ülkelerinde toplu koruma imkânı sağlayan Körfez İşbirliği Konseyi’nden (GCC) de bahsetmek istiyorum. Buna göre GCC başvurusu kapsamında Bahreyn, Umman, Katar, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’da patent alabilmek mümkün olmaktadır.

Tüm bunlara ilave olarak, yurtdışında faydalı model alma noktasında toplu bir başvuru sistemi ne yazık ki mevcut değildir. Ancak yukarıdaki bazı toplu başvuru sistemlerinden bazı ülkelere faydalı model olarak giriş yapmak belli şartlar altında mümkün olabilmektedir.

Çok fazla değişkene sahip olan yurtdışı patent süreçlerinde mutlaka gerçekten uzmanlığına ve tavsiyesine güvendiğiniz ve yurtdışı işlemlerde derin tecrübeli bir patent vekili ile çalışmanızı da tavsiye ederim. Böylelikle tüm bu süreci olabilecek en düşük maliyetle, en hızlı şekilde ve en etkin korumayı elde ederek neticelendirmiş olursunuz. Bu noktada TÜBİTAK ve KOSGEB’in yurtdışı patent süreçlerindeki birçok maliyeti karşılama ve hatta belge alanlara ödüller verme yönünde önemli destek mekanizmalarının olduğunu da belirtmek isterim.

Erdem Kaya

Avrupa Patent Vekili

Elektronik Müh.

e.kaya@erdemkayapatent.com Bizi sosyal medya hesaplarımızdan da takip edebilirsiniz.

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial
%d blogcu bunu beğendi: