DOLAR 17,9331
EURO 18,4099
ALTIN 1.039,38
BIST 2.864,25
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 28°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
28°C
Parçalı Bulutlu
Pts 30°C
Sal 30°C
Çar 31°C
Per 31°C

Diğer Elimle Yazabilir miyim? / Canay Gümüşlü SAFİ

15.04.2020
A+
A-

İstesek de istemesek de, bu günlerde yeni bir yaşam şeklini deneyimliyoruz. Hepimiz, eldeki imkânlar açısından eşit şartlarda olmasak bile, küresel bu salgının hayatımıza dâhil ettiği kısıtlardan payımıza düşeni alıyoruz. Kimimiz bu virüs nedeniyle sağlık sıkıntısı ile boğuştu veya halâ boğuşuyor.  Kimimiz işinden ayrılmak zorunda kaldı. Bazılarımız hastalık kapma riskine karşın düzenli olarak işine gidip gelmek zorunda. Kimimiz ise işlerini evinden yönetiyor. Teknolojik platform ve uygulamalar ile uzaktan birbirimize bağlanmaya çalışıyor, uzaktan toplantılara katılıyoruz.

Peki, oldukça hızlı gelişen bu zorunlu değişikliklere ne kadar adapte olabildik? Ya da olabildik mi? Aslında bu gelişmelerden, kendimizce bazı dersler çıkarmak zorunda olduğumuzu düşünüyorum. Düşünsenize, iş yaşamımızda birbirimizi egale etmek için gerçekleştirdiğimiz kıran kırana mücadeleler, olmazsa olmaz işlerimiz, mesaiye beş dakika bile geç kalırsak yaşadığımız gerginlikler, incir çekirdeğini doldurmayacak konulardan ortaya çıkan tartışmalar, vb. Peki şimdi nerede bu aksiyonlar? Dönebildik mi kendi içlerimize? Yapabildik mi geçirdiğimiz yılların muhasebesini? Her şeyden önce insana insan gerek olduğunu görebildik mi? Aslında bunu biliyor ve söylüyorduk ama gerçekten anlamını hissetmemize faydası oldu mu bu yaşananların? Ölüme oldukça uzak hissederken kendimizi, bir anda ona ne kadar yakın olduğumuzu gördük mü? Söylenen yalanların, sahteliklerin, daha fazlasını kazanma hırsının aslında oldukça boş ve zehirli olduğunu fark edebildik mi? Dışarı çıktığımızda tüketmek esaslı geçirdiğimiz vakit ve yaptığımız işleri bir kenara bırakalım, çıkıp bir tur temiz hava alıp yürüyüş yapmak bile ne kadar değerliymiş değil mi?

Daha belirsiz bir süre, bu itina ve kısıtlar devam edecek. Alınan bu tedbirlerin daha da yoğunlaşması durumunda kendimizi olabildiğince iyi hissetmek için neler yapabileceğimiz ile ilgili bir değerlendirme yaptık mı? Neler yapabiliriz?  Naçizane görüşüm, dünyayı kasıp kavuran bu pandemi ile herkes kendince yaşama dair birçok ders çıkarttı ve bu sayede, aslında uzun vadede hayatlarımızı değiştirecek, özellikle iş ve sosyal düzenimizi yeniden yapılandırmamızı sağlayacak yeni önlemler alacak, yeni düzenler kuracağız.  Peki ne yapacağız? Her şeyin temelinde kendimizi gerçekten tanımayı öğreneceğiz. Şuursuzca tüketim azalacak, hırs ve yetersizlikler, insanın kendini geliştirme ihtiyaçlarına dönüşecek ve bu ihtiyaçları gidermek için insanlar, önce manevi, sonrasında maddi olarak tatmin edecek yeni iştigal alanları oluşturacaklar.

Evet belki bunlar şu an çok zor geliyor. Hali hazırda mevcut düzendeki ekonomik gerekler ve ihtiyaçlar, bu dediklerimi biraz havada bırakıyor gibi görünse de, insanlar artık yavaş yavaş uzmanlık ya da yetenek gerektiren ve onları mutlu edecek, sürekli geliştirecek ve karşılığında geçimlerini sağlayacak yeterlilikler edinmeye çalışacaklar. Ağırlık bunun üzerinde olacak. Artık, komisyonculuk, hazırdan geçinme veya haksız rekabet, yerini gerçekten iyi olanın kazanacağı ve bu rekabette, kapıda yatan varlıkların bir katkısının olmayacağı kürklerin artık sofrada olmayacağı bir düzen kendiliğinden oluşacak. Ağırlık, el yeteneklerinde, yazılımda, teknolojide ve bunlarda geçerli yeterliliklerin olmasında olacak.

Bütün bu söylediklerim aslında son yıllardaki küresel ekonomik krizler ile, yaşanan afetlerle yavaş yavaş insanlarda karşılık bulmaya başlamıştı. Üstüne de aylarca süren, belki de sürecek olan bu sosyal izolasyon eklenince, insanoğlu istese de istemese de yeni ve farklı ama değeri olan, beşeriyete katkısı olacak işler yapmaya yönelecek ve bu doğrultuda deneyim ve yeterlilik kazanmayı hedefleyecekler.

Yazının başlığında olduğu gibi, diğer elimizle yazabilmek… Yeni bir yetenek keşfedip, amatörden, profesyonelliğe, hayatı idame noktasında B planı geliştirmek.  Bütün bunları yaparken, aynı zamanda meşguliyetimizden keyif duymak… Hayatımıza getireceğimiz bu tür bir yenilik, belki de bizim ve ailemiz için bir dönüm noktası olacak. Hep sağ ya da sol elimizle yazarken birden diğer elimizle de yazabilmek için çaba sarf etmek kadar meşakkatli olsa da mutluluk ve başarı elde edeceğimiz yeni uğraşılar edinmek, her şeyden önemlisi, bizi yeniden öğrenci, yine öğrenen olmaya yönlendirecek. Bu sözü başarılı ve yaptığı işten gerçekten büyük keyif alan bir iş insanından duymuştum; Ne zaman öğrenmeyi bırakırsak o zaman ölürüz. Evde kalabilmenin bazılarımız için hayal olduğunu unutmadan, evde isek, kalabalıktan arındığımız bu günleri kendi avantajımıza çevirecek, yeni ve faydalı faaliyetlerin araştırması için harcayalım.

Başta hastalarına büyük bir özveri ve şefkat ile yaklaşan, onları tedavi edebilmek pahasına kendi canlarını hiçe sayan, sevdiklerinden ayrı kalan tüm sağlıkçılarımıza, eczacılarımıza, tıp camiasına, yaşlılarımızın günlük ihtiyaçlarını karşılamada, hastalık riskine ve görevlerinin tüm zorluklarına karşın onların yüzünü güldürmeyi amaç edinen emniyet ve zabıta ekiplerine, iç ve dış tehlikelere karşı ülke topraklarının korunmasında canla başla çalışan tüm Türk Silahlı Kuvvetleri personeline, Gıda ve lojistik sektöründe çalışan binlerce insanımıza, canla başla bizleri gündemle ilgili bilgilendiren, tarafsız habercilik yapan tüm basın mensuplarına, kısaca hayatımızı kolaylaştırmak için gece gündüz mücadele eden devlet ve özel sektördeki tüm çalışanlar başta olmak üzere hepimize sağlık, huzur dolu, sevdiklerimizin sesini duyabileceğimiz uzun ömürler dilerim. İnşallah bu günler de geçecek. Yine sahillerde, yine bahçelerde çay, kahve yudumlayacağız hep beraber…

Canay Gümüşlü SAFİ

cgsafi@isteilham.com

  Bizi sosyal medya hesaplarımızdan da takip edebilirsiniz.

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial
%d blogcu bunu beğendi: