DOLAR 8,8868
EURO 10,3833
ALTIN 497,10
BIST 1.380
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Sağanak Yağışlı
İstanbul
23°C
Sağanak Yağışlı
Çar 21°C
Per 22°C
Cum 21°C
Cts 22°C

Otomotiv Proje Yönetimi Yaşam Felsefemiz Olduğunda…

18.11.2019
A+
A-

Otomotiv sektöründe, gerek parça üreticisi, gerek hizmet sağlayıcı (tasarım, İSG, dış ticaret, finans ve muhasebe, vb.) konumunda ya da gerek tedarik zincirinde birinci, gerekse diğer zincir seviyesinde tedarikçi olunsun, tüzel ve gerçek kişiliklerin iş yönetim süreçlerine, olumlu olarak, ciddi ve sağlam bir katkı sağladığı yadsınamaz bir gerçektir. Ve her şeyden önemlisi, mottosu “SÜREKLİ GELİŞİM”dir.

Bunu, başka sektörleri deneyen profesyoneller çok daha iyi görebilirler. Müşteri memnuniyetini lafta bırakmayan, kalite sistemiyle, müşteri denetlemeleri ile, standardizasyonları ve yaptırımları ile bunu kalıcı hale getiren bir proje yönetim anlayışı vardır otomotiv sektöründe. OEM (Original Equipment Manufacturer) olarak adlandırılan araç üreticilerinin yeni model ya da mevcut bir modelin makyaj modellerinin tasarım çalışmalarından başlayan bu süreç, o modelin üretimi dursa bile, yedek parça üretimlerini de hesaba kattığınızda yirmi yılı aşkın bir yolculuktur aslında. Teknolojinin ve son kullanıcının ihtiyaçlarına göre ya da araçtaki eksikler veya kalite problemleri ile şekillenen dizayn değişiklikleri, yeni modellerin, türev, makyaj modellerin tasarım çalışmaları, araç üreticisinden, tedarik zincirinin en altındaki tedarikçisine kadar, tam anlaşılırlıkta ve kesinleştirilmiş süreç standartları ile aktarılmalıdır. Bu şekilde kesin hatları olan ve tabiri caizse, saat gibi işletilmesi hedeflenen sistemde, ppm denilen milyonda kalitesizlik sayısının da sıfır olması gibi net hedefler kalite gereklerinin başında yer alıyor.

Şimdi ihtiyaçtan, tasarımdan, projenin sonlandırılıp, sadece yedek parça üretiminin sürdürüldüğü dönemi göz önüne getirdiğimizde aslında bir ömür ortaya çıkıyor. Projenin doğuşu, seri üretim dönemi ve seri üretimini durdurulup sadece yedek parça üretiminin yapıldığı dönemi. Bu da canlı hayatını anımsatıyor bizlere. Ve durup baktığımızda, otomotiv projelerinin bu üç aşamadaki işleyişine, kendi hayatlarımız için de bir yaşam felsefesi, daha dinamik bakış açıları ve sürekli gelişim dersleri alınabilir. Naçizane, kendimce algıladığım ve kendi hayatıma uygulamaya çalıştığım prensiplerden birkaç örnek vermek isterim:

Öncelikle fotoğrafa geniş açıdan bakabilmek çok önemli. İçinde bulunduğumuz problemlerde ya da olaylarda, yaşananların öncesini ve sonrasını tahlil ederken, aynı zaman kişiliğimiz olarak, söz konusu durumda, olayın neresinde bulunduğumuz, hangi parça olduğumuzu ve ne işe yaradığımızı görebilmek, sorunları çözmede bizi daha sabırlı ve soğukkanlı yapar.

Ardından, sebep sonuç analizlerini iyi yapabilmek bizi olaylar karşında faaliyete geçerken diğerlerine göre bir sıfır öne geçirecek bir avantajdır. Böylelikle, daha gerçekçi, objektif ve ayakları daha yere basan sonuçlar elde eder ve bir sonraki adımımızı bu sonuçların ışında daha sağlam atarız.

Bir diğeri sistemin çıktıları, içine aldığınız girdilere ve sürecin işleyişine göre ortaya çıkar. Bu gerçekliği kendi içimizde anlayabilirsek, fark edebilirsek, ayaklarımız daha iyi yere basar ve bir karar alırken, elimizdekileri analiz edip, kararın sonucunda elde edeceklerimizi de düşünerek, atacağımız adımın bizim lehimize ya da aleyhimize olup olmayacağını daha iyi görürüz.

En çok sevdiğim nokta, otomotiv sektöründe üretim yapan firmaların üretim sahalarında, kalite ofislerinde görmeye alışık olduğumuz “Lessons Learned” sayfalarıdır. Yani “ÇIKARILAN DERSLER”. Yanlış parça, malzeme kullanımı, makine parametrelerindeki tutarsızlıklar, insan kaynaklı hatalar, vb. bir çok sebebin gruplandırılması ile çıkan sonuçların, ıskarta parçaların, bozulmuş makine ve kalıpların gösterildiği fotoğraflar… İşte bizlerde hayatlarımızda, öyle ya da böyle bir sebepten kötü giden süreçleri iyice analiz ederek, nerede ve nasıl bir hata oluştuğunu ve bu hatayı tetikleyen faktörleri iyi bir şekilde analiz edebilirsek, aynı hataları defalarca yapmaktan kurtulmuş ve neyi ne kadar başarabileceğimizi, kendimizi bilmiş ve tanımış oluruz.

Bütün bu mottolar ile temelden bağlantılı olan bir diğer uygulama alanı ise, kök neden analizidir. Bir problemi, oluş anından itibaren geriye giderek 5N 1K (Ne, Ne zaman, Nasıl, Niçin, Nerede ve Kim)  metodu ile tarafsız olarak irdeleyebilirsek çıkarılmış derslere daha sağlıklı sonuçlar aktarabiliriz.

Problemi gördük, analiz ettik, kök nedenlerini çıkarttık, derslerimizi çıkarttık ve bundan sonraki tek hedefimiz, akıl ve beden sağlığımız, vicdan, ahlak ve huzur kalitemizi, pozitif iş ve özel hayat deneyimlerimizi artıracak hedefler koymaktır. Bunlara örnekler vermek gerekirse, gereksiz faaliyetleri durdurup, araştırmaya, okumaya, kişisel gelişime, dil öğrenmeye, kariyere, sanata, sağlıklı spora yönelmek aklıma hemen gelen örneklerdir. İçinde bulunduğumuz olumsuz şartları bahane etmeden, mücadele ederek, bu hedeflere ulaşmak için kendimizin ihtiyaç analizini çıkarabilmek ve bu ihtiyaçlarımızı karşıladığımız her an, aslında kendimizin SÜREKLİ GELİŞİMİ’ne, bunun sonucunda, toplumun, ülkemizin SÜREKLİ GELİŞİMİ’ne hizmet edecektir.

Canay Gümüşlü Safi

cgsafi@isteilham.com Bizi sosyal medya hesaplarımızdan da takip edebilirsiniz.

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial
%d blogcu bunu beğendi: